Whiplash filmi için erdemlilik analizi

WHIPLASH:
“I AM HERE FOR A REASON” VEYÂHÛD “BURADA OLMAMIN BİR SEBEBİ VAR”

Albız'ın görevi elemekti.
Geçmişte böyleydi, hâlde böyledir, gelecekte de böyle olacaktır.

Akordu bozuk olanı, müziğin ritmine uyabilenlerden ayırt etmek ve o kimseyi 
orkestradan uzaklaştırmak.

İşte, Tengri'nin dilemesiyle, Hazal Kaya'nın izlememize vesîle olduğu Whiplash
adlı filmde Albız gene işbaşında idi.

 Albız bu sefer, orta yaşın biraz üstündeki insân formunda ve Fletcher adında narsisist bir orkestra şefi rolünde
karşımıza çıktı.

Her ne kadar, tek ve küllî irâde olarak Gök Tengri'den söz ediyor olsak da,
gene O'nun dilemesiyle, kâinâttaki tüm zerrelerde bir tür Tengrileşme arzusu
tecellî etmektedir.

İşte bu Tengrileşme arzusu, ahmak yığınlarında ilkel bir hayvânî bencillik olarak
açığa çıkarken; ülkü insânlarında ulvî bir amaca kendisini adama ve bu yolla
rûhî ve fizikî olarak yücelme şeklinde kendisini gösterir.
 
 Bu yücelme isteğinin tetikleyicisi bâzen Alfred Adler'in tanımladığı türden bir
 aşağılık kompeksi olabileceği gibi, millî bir davâ uğruna mazîdeki büyük adamların arasına girme
arzusu da olabilir.

  Filmin senaryosu dâhilinde, Tengrileşme ölçütü olarak "müziğin zirvesine erişme" ülküsünü
görmekteyiz.

 Filmin kendi Tengrilik ve erdemlilik ölçütleriyle çizilen "erdemli ülkü insânı" rolünde
 ise Andrew Neyman adıyla Miles Teller'ı görüyoruz.

  Ülkü insânına göre, bizleri dünyâda tutan bir sebeb vardır.

  İşte tam da bu yüzden; Albız veyâhûd eleyici rolündeki Fletcher bâzı hâllerde
 Umay'a dönüşebiliyor ve şu hakîkatleri haykırabiliyor:

 "Diğerlerinin ne düşündüğüne kulak asma!
 Çünkü burada olmanın bir sebebi var.
 Buna inanıyorsun değil mi?"

 Ülküsüne olan îmânının sınandığı bu noktada, erdemli kimse rolündeki Andrew tekrârlıyor:
 "Burada olmamın bir sebebi var!"

 Tengri'nin selâmı, çoğu zamân büyük belâlarla ve dertlerle gelir.

 Andrew Neyman, Tengri'nin selâmını Wiphlash'in notalarının yazılı olduğu dosyanın kaybolması
ile alıyor. 
 
  Bu olayda da Albız'ın parmağının olduğunu sonraki dakîkalarda idrâk ediyoruz.
  
  Albız'ın vazîfesi budur: "Kaos yarat ve ele."
  
  Kartal rûhunun, topal tavşanları elemesi gibi.
 
  Andrew artık sahnededir.

  Kaos, Tengri'nin dilemesiyle erdemli kimse için fırsata dönüşmüşür.

  Fakat ülkü insânı olmak kolay değildir.

  Tengrileşme arzusu, arınmayı gerektirir.

  Bütün gereksiz yüklerden; belki de elâ gözlü bir dilberin hoş sedâsından...

  Nitekim öyle de oluyor.

  Filmin Tengrileşme ölçütleri hakîkat kılınıyor ve "Yükseliş" adlı beste;
 her düşüşün ardından bir yükselişinin gelebileceğine işâret ederek erdemli kişinin 
 şahlanacağını, bunun erdemliliğin yazgısı olduğunu simgeliyor.

  Andrew neden vazgeçmedi ise, biz de o yüzden vazgeçmeyeceğiz.

  Erdemlilik yolundan caymayacağız.
  
  Ödün vermeyeceğiz.

  Çünkü, burada olmamızın bir "sebebi" var.
Cevap yaz



    Çok güzel film

    OTAGMIZVAR on 13 Mayıs 2015 yazdı.
    Cevap yaz



  • Yorum yaz

    Türkçü Sözlük kurallarını kabul ediyorum.