“Avrat” değil “Hatun”

Bir konu başlığında gördüğüm için yazma gereği duydum. Türk geleneği kadına her zaman önem vermiş baş tacı etmiş bir gelenektir. Bu yüzden adlandırmaların da şahsımca önemli olduğunu düşünüyorum.  Gel gelelim meselemize.

“Avrat” kelimesi köken olarak Arapça kökenlidir. “Avret”kelimesinin çoğuludur. “Avret” ise “ayıp, kusur, edep yeri” anlamına gelmektedir.
Şimdi kadına bu kadar değer veren bir gelenekte “avrat” kelimesinin kullanılması ne kadar doğrudur tartışılır. “At, avrat, silah” mefhumundan ötürü zannedilen bu kelimenin Türkçe oluşudur. Halbuki öyle birşey yok. Ki “avrat” kelimesi zaten argo olarak kullanılan bir kelimedir günümüzde.

Biz Türklere dönersek, “hatun” kelimesi bir soyluluk ünvanıdır. Eski Türklerde “kraliçe, zevce” anlamına gelir. Dilbilimcilere göre Soğdca’dan gelse de ben bu kullanımı daha doğru bulmaktayım.
Dr. Abdulkadir Donuk – Eski Türk Devletlerinde İdari Askeri Ünvan ve Terimler adlı yapıtından bir alıntıyla da konuya daha genişbir perspektif getirmek isterim:

“Türk devletlerinde bilhassa 6. asırdan itibaren Khagan unvanı

ile birlikte başlayıp yaygın bir şekilde zamanımıza kadar devam eden

khâtun teriminin aslı olduğu anlaşılan “katun” sözü ilk defa Gök-

Türk hâkanlığının kurucusu olan Bumın (552)’ın hanımının unvanı

olarak geçmekte, daha sonra Orhun kitâbelerinde, Uygur metinlerinde

DLTde zikredilen ve “khagan” unvanının yaşadığı

her devlette bulunması gerektiği cihetle, Ak Hun, Avar devletlerinde

de mevcudiyeti şüphesiz olan bu unvan devlet idaresinde hak sahibi

kadın (imparatoriçe, kraliçe) kavramını ifade etmiştir.

Unvanın menşei olarak P. Pelliot’a göre Siyen-pi ve Tu-yü-huen

(yâni Moğol), W. Bang, W. Barthold, K. Wittfogel, Feng,

A.v. Gabain ve M. Râsanen vb. gibi bazı araştırıcılara göre Sogd

(yâni İranî), K. Shiratory’e göre Moğol gösterilmiş ise de, katun

sözünün kağan unvanından ayrılamıyacağım dikkate alan J.R. Hamilton

kelimenin menşeini yukarda ileri sürülen dillerde aramanın

İlmîdeğersizliğini belirtmekte, diğer taraftan da P.A Boodberg bu

terimin daha eski çağlarda Asya Hunlarında (Çince şekli: Ko-ho-tun,

k’o-tun) mevcut ve Türklerce bilinmekte olduğunu ifade etmektedir2.

Hâtûn unvanı özel bir törenle alınır ve bu unvanı taşıyan kadın

saraydaki diğer kadınlara her bakımdan üstün sayılarak yukarda

söylendiği gibi devlet idaresinde resmî yetki sahibi olup, veliahdler de

genellikle hâtunun oğulları arasından seçilirdi, yâni müstakbel devlet

başkanları hâtûndan doğan oğullar arasından iş başına getirilirdi.

Hâtûnlar bilindiği üzere daha sonraki çağlarda da islamî devir dahil siyâsî-

idarî alanlarda mühim rol oynamışlardır ki bu durum Türk

devletlerinin özelliklerinden birini teşkil eder.”

Bence araplaşmaya karşı çıkılması adına dil mevzusu önemli bir yerdedir. Bir Türkoloji öğrencisi olarak da ilgilendiğim bir konu. Bu nedenle bu şekildeki düşüncemi paylaşmak istedim.

güntülü on 18 Ağustos 2016 yazdı Tespit.
Cevap yaz



    Maalesef farklı dillerden günümüze kadar yansıyan kelimeler mevcut. Fakat biraz araştırma sonucu kendimiz en azından her gün sadece 1 kelimenin öz Türkçe anlamını ve karşılığını öğrenebilsek bu gözlemlenebilir bir değişiklik yaratacak. bu konu için önerebileceğim ve benim çok beğendiğim bir site olan https://www.facebook.com/turkcenindirilishareketi sayfasını öneriyorum…

    Alp1071 on 6 Eylül 2016 yazdı.
    Cevap yaz

    Düzeltme yapmak istedim ukalalık olarak algılanmazsa eğer.. At,avrat,pusat diye biliyorum. Ama “avrat” kısmının yanlışlığında hemfikiriz.

    Cevap yaz



  • Yorum yaz

    Türkçü Sözlük kurallarını kabul ediyorum.