Yaşam, ölümüne bir mücâdele!

Mücâdeleyi bıraktığın ânda  hele bir de Türk isen; kimsenin, o kara kaşlı, kara gözünün yaşına bakmayacağını bilmeni isterim.

Bu, Doğa’nın bir kânûnu. Doğa, bağrındaki bütün canlıları, buna itmiştir.

İnsânoğlu da Doğa’nın bir parçası olduğuna göre, bütün insânların kavga etmeden yaşayabileceği, herkesin birbirini olduğu gibi kabûllenebileceği hoş ve fantastik fikirlerle, kendimizi Doğa’daki var olan bu mücadeleden, mahrûm etmek ahmaklık olur.

Türkçülük de aslında budur. Biz esâsında Doğa’nın tâ kendisinden aldığımız bir görevle memûruz. Yaptığımız şey yanlış bir şey değil, bizi bununla kimse suçlayamaz.

Bu hakîkati göremeyecek kadar bön yahud kabullenmekte direnen  vurdumduymazlara ise; neyin doğru, neyin yanlış olduğunu en iyi şekilde “zamân” gösterecektir.

Cevap yaz



    Ne yazık ki; şu an varolan bütün insanların ve bu insanlardan türeyecek diğer insanların bir arada yaşayabilmesi, menfaat dışında anlaşabilmesi, kurgularımızı süsleyen bir hayalden ibaret.

    Eğer ki dünyadaki bütün insanların ırkı aynı olsaydı, fikirleri aynı olsaydı, amaçları aynı olsaydı bu dediğiniz olabilirdi.

    Evet, doğanın bir parçası olduğumuzu inkâr etmek tamamen ahmaklık olurdu. Ancak biz insanlar, doğanın bir parçası olduğumuz hâlde, aslan ile ceylan kadar farklıyız. Ve aslan ile ceylan aynı fikirde, aynı amaçta bir arada bulunamaz. Biri etçil, biri otçul…

    AlganHKK on 22 Mayıs 2015 yazdı.
    Cevap yaz



  • Yorum yaz

    Türkçü Sözlük kurallarını kabul ediyorum.