Küçük İnsanlar Kişilerle, Orta İnsanlar Olaylarla, Büyük İnsanlar Fikirlerle Uğraşır.

Cevaplandı

Bir köşe yazarı sayesinde öğrendiğim en elle tutulan tespitlerden biri.
Kimi yerlerde Balzac ya da başka bir ünlü yazar tarafından söylendiği dile getiriliyor. Kimi yerlerde de çeşitli milletlere ait biri atasözü…
Kim söylemiş ise söylesin kişiyi erdemli kılmada güzel bir kıstas mıdır?
Kanımca öyledir.
Tam da ülkece sadece kişiler üzerinde konuştuğumuz şu günlerde kafası iyiye ve kötüye çalışanları ya da hiçbir şeye çalışmayanları ayırt etmede bile kullanılabilecek etkin bir söz dizimidir.
Çalıştığım ortamda yalnız kişiler ve olaylar üzerine konuşulduğunu bu cümleyle tanıştıktan sonra biraz daha iyi fark eder oldum.
Düşüncelerin egemen olması gerektiği yerlerde tek, falancanın güzelliği, hainliği, kaypaklığı, merhameti gibi meselelerin geçmesi hiç de hayra alamet olmasa gerek.
En eğitimlisinden en eğitimsizine kadar kişiler üzerinde bu kadar çok konuşmamızın yegane sebebi çok fazla kafamızı yormamıza gerek duymamamızdandır.
Bunu örnek üzerinden açar isek.
Bir eve hırsız girdi diyelim.
Polisin ya da hırsızı yakalamadan sorumlu kişinin ilk önce yaptığı işlem hırsızı bulmak, bu o kadar da zor olmasa gerek.
Hırsız bulunduktan sonra olayı nasıl gerçekleştirdiğini çözmek.
Bu, hırsızı bulmak kadar kolay olmasa da bir kaç denemeden sonra başarıyla sonuçlanacaktır.
Ve  hırsızın bunu neden yaptığı?
Bu sorunun yanıtını bulmak ise hırsızın zihninde takla atmakla bir olacağından çoğu kişi tarafından es geçilen bir vaziyettir.
Çünkü bu son safha zordur, kafa yorar, an gelir beyin yakar, duygularınla, doğruların arasında kalıverirsin gerçek düşünceleri öğrenirken ve ne yapacağını bilemez halde bir çıkmazda buluverirsin o çok açtığın zihninde kendini.
Çoğumuz kişiler üzerinde konuşuyoruz çünkü kolay.
Kimimiz ise olaylar üzerinde, az biraz kafamızı yorarak,ortalama bir insan ihtiyacınca.
Azımız ise fikirler üzre tartışıyoruz, kafa yormadan kendimizi aciz hissettiğimiz için.
İş bu Türk milletini ayakta tutacak, büyütecek ve yüceltecek onca  güzel fikir olamasaydı, “Turan” gibi, “Nice dağ,nice ova, nice deniz” gibi…
Türk olur muydu?
Bu kutlu fikirler doğurmadı mı Kürşad’ı, Alparslan’ı, Fatih’i, Mustafa Kemal’leri?
Türk fikirsiz kaldı mı ağzından Tanrı sözü alınmış yurtsuz tarla sıçanından farksız mı olur?
Tarla sıçanları özellikle buğday ve ekin tarlalarına musallat olan, buğdayı köküne kadar kurutmadan oralardan ayrılmayan, çatlayıncaya, patlayıncaya kadar yiyip en sonunda yerinden kıpırdayamaz hale geldiğinde güçlü bir elin kendini göz göre göre öldürmesini bekleyen, midesinden başkasını düşünmeyen bir varlık değil miydi?
Ne istersin Türk?
Fikirsiz bir tarla sıçanı olmak mıdır amacın?
Yahut dilinde, gönlünde, zihninde Türk ülküsü demetleri biten, yeşeren, yeşerip de Altay’dan Savan’a at koşturan bir yolbaşçı mı olmayı dilersin?

Aycan on 19 Mayıs 2015 yazdı Tespit.
Cevap yaz



    en iyi yorum

    Aynı şekilde küçük insânlar adamların peşinden, büyük kimseler ise fikirlerin peşinden gider.
    Şu ân Türkçüler arasında insânatapıcılık üzerine iptidâî bir dîn türemiş durumda.
    Garip garip insânları putlaştırıyorlar.
    Her türlü putperestliğe karşı Tengri’nin kutlu yolunu savunmamız ve sâdece mücerred fikirlere bağlanmamız gerekir.

    Erdemlilik on 20 Mayıs 2015 yazdı.
    Cevap yaz

    Türk evladının yegane fikri temeli Turan ve Türkçülük üzerine kurulmalı, buna giden yolda da yaşayış ve algılayış düzeni olarak Türkün kendine özgü ahlak ve hukuk kuralları yani töremiz esas alınmalıdır.
    Erdemlilik, sizin de dediğiniz gibi yüce kişilikler hakları gereğince sevilir, sayılır, tıpkı Oğuz atamızdan Atsız atamıza kadar nice Türk beyinin hatununun sevildiği ve örnek alındığı gibi. Lakin kişilerin putlaştırılması ülkümüzde yeri olmayacak kadar nefsani bir gösteriştir. Bilge atamız dahi Tanrı dedi diye milletini kalkındırıp doyurduysa bizler de yalnız ulu Tanrının  Türke çizdiği kutlu yol dahilinde yürümeli ve çetin bir mücadele içinde  ilerlemeliyiz.

    Aycan on 23 Mayıs 2015 yazdı.
    Cevap yaz



  • Yorum yaz

    Türkçü Sözlük kurallarını kabul ediyorum.